Parkın içinden geçerken, sabah güneşinin ağaç ve çiçeklerle oynaştığını fark etti. Belki de bu güzellikleri bir daha göremeyecekti. Birkaç saat sonra ameliyata girecekti. Sindire sindire bir kez daha seyretti etrafını. Hayat gerçekten güzeldi. Doktorla buluşup hastaneye gittiler. İlk defa ameliyat olmanın tedirginliğiyle etrafına bakmıyordu. Kendisine verilen sade ve temiz hasta elbiselerini giyerken kefen aklına geldi. Demek sadelikte uhreviyet vardı. Cafcafa ve tantana, dünya ehline ölümü ve ahireti unutturan gaflet neonları değil miydi? »»












