PEYGAMBER ALEYHİSSELÂM, devesinin terkisinde Hz. Ebû Bekir olduğu halde, Medine’ye yaklaşıyordu. Allah’ın Resûlü, Hz. Ebû Bekir’e göre genç görünüyor ve insanlar tarafından tanınmıyordu. Hz. Ebû Bekir ise hem yaşlı görünüyor, hem de eskiden beri yapmış olduğu ticâret sebebiyle, Medine halkı tarafından iyi tanınıyordu. Bunun için de, yolda karşılaştıkları insanlar yanlarına yaklaşır ve ona:
“Ey Ebû Bekir, bu yanındaki zât kimdir?” diye sorarlardı.
Hz. Ebû Bekir’de onlara:
“Bu, bana doğru yolu gösteren zâttır.” diye cevap verirdi.
Bazıları bu cevap üzerine Peygamber aleyhisselâm’ı hakikaten bir yol kılavuzu zannederlerdi. Halbuki Hz. Ebû Bekir, “Bana doğru yolu gösteren Peygamber” demeyi murâd ederdi.
Hz. Ebû Bekir yolculuk sırasında bir ara, geriye dönüp baktığında, bir atlının hızla kendilerine doğru gelmekte olduğunu gördü.
Bunun üzerine dedi ki:
“Ey Allah’ın Resûlü, bir atlı bize doğru yaklaşıyor.”
Hz. Peygamber geriye dönüp baktı ve:
“Ey Rabbim onu atından düşür,” diye dua etti. Atlı, hemen atından düştü.
Bir süre sonra kalkıp, korku içerisinde mırıldanmaya başladı ve:
“Ey Allah’ın Resûlü, dilediğini emret!” dedi.
Peygamber aleyhisselâm da:
“Olduğun yerde dur ve kimsenin bize ulaşmasına fırsat verme!” buyurdular.
Böylece sabahleyin Peygamberimizi öldürmek niyetinde bulunan bu atlı, gün bitiminde, Allah elçisinin silahlı muhafızı oldu.
Peygamber aleyhisselâm yoluna devâm etti ve Hare denilen yere vardı. Medine’de kendisini bekleyen Ensar’a haber gönderdi. Ensar gelip, Peygamber aleyhisselâm ile Hz. Ebû Bekir’i burada karşıladılar.
İkisine de:
“Develerimize güven içinde bininiz. Size olan bağlılığımızı huzurunuzda kabûl ediniz” dediler.
Peygamber aleyhisselâm ile Ebû Bekir develerine bindiler. Ensar, sevinç işareti olarak kuşandıkları silahları üzerinde olduğu halde etraflarına toplandılar.
Medine’de ise “Allah’ın Resûlü geldi” haberi yayıldı. Bütün insanlar “Allah’ın Peygamberi geldi, Allah’ın Resûlü geldi!” diyerek görmek için koşuştular. Peygamber aleyhisselâm, Ebû Eyyûb-el Ensârî’nin evine kadar yürüdü.
Oraya gelince:
“Ailenizden kimin evi buraya daha yakın?” diye sordu.
Ebû Eyyûb:
Benim evim yakın, ey Allah’ın Resûlü! İşte evim, işte kapım!” dedi.
Allah’ın Resûlü:
“Öyleyse gidiniz, bize istirahat edecek bir yer hazırlarınız” buyurdular.
Ebû Eyyûb, evini hazırlayıp geldikten sonra, Peygamberimiz aleyhisselâm ve Hz. Ebû Bekir’e:
“Buyurunuz, Allah’ın bereketi ile evimize gidelim,” dedi.
-Bûharî
Peygamberimizin Hayatından Seçilmiş Öyküler Kitabı
Selim Gündüzalp – Zafer Yayınları
14 Eylül 2008 tarihinde yayınlanmış, 815 kez okunmuş, 5 yorum yapılmıştır.
Etiketler : Allah, at, bereket, Buhari, deve, Ebu Bekir, Efendimiz, Ensar, Eyyub el Ensar, hadis, Hare, Hicret, Hz.Muhammed, Medine, oku, öykü, Peygamber
| « Komşunun Daveti |
| İş Bölümü » |
"Medine’ye Varış – Hicret" » (5) Yorum Var
Yorum Yazın
|

















Giriş Sayfası
MUHYÎ: Hayat veren, dirilten.





















cokk güzel
güzel miş ama keşke şey yapsaydınız yane kendisi okusaydı daha ii olmazmıydı ki bn öle düşünüyorum ama güzel miş ilginç güzel yane tebrikler
çokkkkkkkkkkkk güzel
Çok güzel HZ MUHAMMED var.
çokkkk güzel