
Yaklaşık yirmi yaşlarındaydı. Fakat yaşının üzerinde bir tavır sergiliyor, olgun bir insan görüntüsü veriyordu. Gittiği her yerde yoğun bir ilgiyle karşılanıyordu. Eşsiz dehâsı ve ilmiyle gündemin baş sıralarındaydı. »»

| Giriş Sayfası | Sık Kullanılanlara Ekle | Gayemiz | Faydalı Siteler | Banner | Künye | İletişim/Reklam | ||
![]() |
. |
|
|
|
||
|
Sadece birkaç dakikanı ayırıp, senin için seçtiğimiz bu öyküyü okumak ister misin? |
|
Yaklaşık yirmi yaşlarındaydı. Fakat yaşının üzerinde bir tavır sergiliyor, olgun bir insan görüntüsü veriyordu. Gittiği her yerde yoğun bir ilgiyle karşılanıyordu. Eşsiz dehâsı ve ilmiyle gündemin baş sıralarındaydı. »» ![]() |
|
Bir zamanlar bir köylü bir medresenin kapısını çaldı. Kapılara bakan talebe gelip kapıyı açtığında köylü ona nefis bir salkım üzüm uzattı. “Bunlar benim bağımın en güzel üzümleri. Size hediye olarak getirdim.” “Teşekkür ederim” dedi talebe. “Onları hemen hocamıza götüreceğim. İkramınızdan çok memnun olacaktır.” »» ![]() |
|
Bir zamanlar, bir dervişin yolu, bir dere kenarındaki küçük bir dergâha düştü. Dergâh küçüktü ama, içinde yüce gönüllü bir velî yaşıyordu. Derviş, hoş-beşten sonra, halini arzetti, niye yollara düştüğünü anlattı. “Daha düzgün bir hayat yaşamak istiyorum, ama aklıma kötü şeylerin, günahkâr düşüncelerin gelmesine bir türlü mani olamıyorum. Buna son vermenin yolunu gösterecek birini bulmak için yollara düştüm.” »» ![]() |
| Sezgiler.Com © 2006 - 2008 & Rengarenk Grup | E-posta: rengarenk@sezgiler.com | Alt ve Üst Yapı Bilgisi |