New York Grand Central tren istasyonunun danışma bürosunun üzerindeki saat, 6 ya altı dakika kaldığını gösteriyordu. Uzun boylu ve yanık yüzlü teğmen, tam saati anlamak için gözlerini kırptı. Kalbi, kendisini şaşırtacak kadar hızla çarpıyordu. Altı dakika sonra, onüç aydır yaşamında son derece önemli bir yer kaplayan, hiç görmediği fakat yazılarıyla en ümitsiz anlarında bile kendisine cesaret veren kadını görebilecekti. »»











